Türkiye'nin yeni uydusu TÜRKSAT 3A, bu gece yarısından sonra (TSİ: 00.52'de) uzaya fırlatılacak.
AA muhabirinin edindiği bilgiye göre, Türkiye uzaya uydu gönderebilmek üzere ilk kez 1990 yılında ihaleye çıktı.
TÜRKSAT adı verilen uydu serisinden ilk ikisinin yapımı, ana
ve yedek kontrol istasyonları, personelin eğitimi ve dokümantasyon
sağlanmasını içeren 315 milyon dolarlık ihale ile ilk Türk uydusu
TÜRKSAT 1A imal edildi.
Ancak 1994 yılı Ocak ayındaki fırlatılış sırasında uydunun
fırlatıcı roketinde meydana gelen arıza sonucu TÜRKSAT 1A Fransız
Guyanası'ndaki Kourou üssünden fırlatılışından kısa süre sonra infilak
etti ve parçalanarak düştü.
TÜRKSAT 1A'nın başarısız olması üzerine Türkiye, ikinci uydu
TÜRKSAT 1B'nin üretim sürecinin hızlandırılarak, imalatının birkaç ay
içerisinde bitirilmesini sağladı.
TÜRKSAT 1B, 11 Ağustos 1994 tarihinde Fransız Guyanası'ndan
başarıyla fırlatıldı ve yörüngesine yerleştirildi. Bu arada,
fırlatılışı başarısızlıkla sonuçlanan TÜRKSAT 1A'nın sigorta kapsamında
olması nedeniyle, bunun yerine üretici firma Alcatel Space hemen yeni
bir uydunun üretimine başladı.
TÜRKSAT 1C adını alan bu uydu, Türkiye'nin isteği üzerine
kapsama alanı daha da genişletilerek üretildi ve 10 Temmuz 1996
tarihinde başarıyla uzaya fırlatıldı. TÜRKSAT 2A uydusu ise 2001
yılında uzaya fırlatıldı.
22 dakikalık yolculuk
Bu gece yarısından sonra (TSİ: 00.52) uzaya fırlatılacak TÜRKSAT 3A'nın uzay yolculuğu çok kısa sürecek.
Fırlatmadan 22 dakika sonra fırlatıcı roketin kapsülünden
çıkacak ve uzayla tanışacak. Fırlatıcı roketten başarıyla ayrılması
uydunun fırlatılışının başarılı olduğu anlamını taşıyor.
Kontrol istasyonları aracılığı ile 12 gün süresince
kontrolleri gerçekleştirilecek uydu, daha sonra "42 derece Doğu"
yörüngesine yerleştirilecek.
Fırlatılıştan 12 gün sonra uydunun kontrolü Gölbaşı Uydu Yer
İstasyonu'na devredilecek ve buradan gönderilecek komutlarla uydu 20
gün daha performans testlerine tabi tutulacak.
Minimum 15 yıl garanti süresine sahip TÜRKSAT 3A, TÜRKSAT
1C'nin bütün trafiğini ve yükünü alacak. Farklı bir yörüngede, farklı
bir şekilde işletilecek olan 1C uydusu televizyonların ilave data
aktarımı taleplerinin yerine getirilmesinde kullanılacak.
Uydunun özellikleri
Hizmete Haziran ayında girmesi planlanan TÜRKSAT 3A'nın uydu
manevra ömrü 20 yıl. 2,8x2,3x1,8 metre boyutlarında olan uydunun kanat
açıklığı ise 30 metre. TÜRKSAT 3A uydusunda diğer uydularda olmayan
"yıldız izleme" özelliğinin bulunuyor.
Diğer uydular güneşe ve dünyaya bakarak yerini hesaplarken,
TÜRKSAT 3A uydusu ise yıldızları izleyerek yerini hesaplıyor. Üretimi
için ilk resmi girişim Nisan 2005'te başlatılan TÜRKSAT 3A, 200 milyon
dolara maloldu.
Yeni uydunun tasarım, entegrasyon ve test aşamalarına
paralel şekilde yürütülen teknoloji transferi ve eğitim projesinde 22
Türk mühendis de görev aldı. Böylece, bundan sonra TÜRKSAT için
üretilecek uyduların Türk mühendislerce tasarlanabilmesi yolunda, ilk
ve en önemli adım atılmış oldu.
TÜRKSAT 3A, Avrupa, Türkiye'nin tamamı ve Asya'yı kapsama
altına alacaktır. Türkiye ile birlikte Avrupa, Orta Doğu, Kuzey Afrika,
Orta Asya ve Çin'e kadar uzanan geniş bir kapsama alanında, televizyon
yayıncılığı ile birlikte internet, ses ve data aktarımları için
kullanılacak.
Doğu ve Batı kapsama alanları arasında doğrudan
anahtarlanabilme özelliğine sahip olan TÜRKSAT 3A, bu özelliği ile
kapsama alanı içerisinde dünyanın herhangi bir bölgesinden verilen bir
yayının, dünyanın başka bir bölgesine aktarımını gerçekleştirebilecek.
TÜRKSAT 3A üzerinden VSAT uygulamalarında kurumsal
müşteriler 50-60 santimetre gibi küçük çaplı antenlerle yayın
alabilecekler ve 1 Watlık HPA'larla uplink yapabilecekler. Bu özelliği
ile TÜRKSAT 3A, VSAT kurulumlarında önemli oranda maliyet azalmasına
imkan tanıyacak.
TÜRKSAT 3A 1296 megahertzlik pazarlanabilir kapasiteye sahip
olacak. Bu kapasite, TÜRKSAT 1C uydusunun yaklaşık iki katı büyüklükte.
TÜRKSAT 3A'nın 42 derece Doğu lokasyonunda devreye girmesiyle mevcut
televizyon, radyo ve VSAT aktarımları çok yüksek hız ve kalitede
gerçekleştirilebilecek.
Yüksek çözünürlüklü (HD) yayınların iletilmesi ile ilgili
çok iyi bir altyapıya kavuşulmuş olacak. Çanak antenlerin çapının
küçülmesine rağmen daha iyi bir yayın kalitesini standart dijital
yayınlarda da elde edilebilecek.
(CnnTürk)