Doğa Derneği Genel Müdürü Güven Eken, yaptığı
açıklamada, enerji ihtiyacına kalıcı çözümler bulabilmek için
üretimin büyük santraller yerine noktasal ölçekte ve kullanıcıya yakın
bir noktada yapılmasının daha akılcı olduğunu söyledi.
Enerji ihtiyacının, sürdürülebilir enerji kaynaklarına ve enerji
verimliliğine yönelmekle karşılanabileceğini belirten Eken, uranyum
gibi yenilenemeyen enerji kaynaklarının kullanımına karşı olduklarını
ifade etti.
Dünyanın neresinde olursa olsun nükleer enerjinin çözüm olarak
kabul edilemeyeceğini savunan Eken, "Gerek nükleer enerji santralleri,
gerekse büyük barajlar, yüksek miktarda enerji üretimini tek bir
merkezde yapmakta ve enerji son kullanıcıya bu merkezden
dağıtılmaktadır. Söz konusu büyük projeler çevreye geri dönüşsüz
zararlar vermekte ve sürdürülebilir değil" dedi.
Büyük merkezlerde üretilen enerjinin kullanıcıya nakli
sırasında kaçak ve kayıplar oluştuğunu, aynı zamanda verimin azaldığına
dikkati çeken Eken, enerji ihtiyacına kalıcı çözümler bulabilmek için
üretimlerin büyük santraller yerine noktasal ölçekte ve kullanıcıya
yakın bir noktada yapılması gerektiğini savundu.
Eken, şöyle konuştu: "Türkiye’nin enerji ihtiyacını
karşılayabilmek için büyük şirketlerin lobi çalışmalarına karşı durmak
gerekir. Örneğin, coğrafi konumu itibariyle yılın ortalama 200 günü
güneş görülebilen Türkiye’de bu doğal enerji kaynağının kapasitesinin
sadece binde 1’i kullanılıyor."
Eken, rüzgar enerjisi konusunda bazı firmalar tarafından
yatırımlar yapılsa da, bunun yeterli olmadığını söyledi. Türkiye’nin
rüzgar enerjisi potansiyelinin Avrupa ülkelerine oranla yüksek olduğunu
belirten Eken, teknik kapasitesi 83 bin MV olan rüzgar enerjisinin
sadece binde 5’inden yararlanılabildiğini kaydetti. Güneş ve rüzgar
santrallerinin çevre dostu olduğuna işaret eden Eken, "Türkiye’nin
enerji ihtiyacının önemli bölümü bu kaynaklar kullanılarak
karşılanabilir. Avrupa ülkelerinde de bu yatırımlar son yıllarda ilgi
görüyor" diye konuştu.
Nükleer atıkların bertaraf edilmesi ya da yeniden işlenmesi
sırasında ciddi derecede sızıntı ve kirlilik riskleri bulunduğunu ifade
eden Eken, "Gerek bilimsel çalışmalar, gerekse dünyanın yaşadığı acı
tecrübeler, nükleer santrallerin tehlikeli ve acımasız bir teknoloji
olduğunu açıkça ortaya koymaktadır"dedi.