Blog nedir? . . . Kendi blogunu oluştur ;)

Teknolojinin Tek Bloğu

Şubat 2008 tarihli yazilar (sayfa 5)Şubat 2008 tarihli diger ogeler resimler , videolar

Google denizaltı kablosuna ortak oldu

▼▲▼▲▼Güncel Teknoloji Haberleri▲▼▲▼▲

Dünya yüzündeki İnternet trafiğinin en büyük kullanıcılarından Google, hizmete girecek olan yeni bir denizaltı kablosuna altıncı ortak oluyor.

Kıtalararası veri iletiminde kullanılan denizaltı kablolarının yükü, veri ileten kullanıcı sayısı ve kullanıcı başına düşen veri miktarı arttıkça yükseliyor. Google da arama ve özellikle Youtube gibi servisleriyle bu veri iletiminin en büyük kullanıcılarından. Şu ana kadar Google, büyük servis sağlayıcılardan satın aldığı hizmeti kullanıyordu. Haberlere göre firma 10.000 km uzunluğundaki Unity denizaltı kablosuna altıncı ortak olmuş. Unity'nin Pasifik üzerinden(altından?) geçen bantgenişliğini %20 artırması bekleniyor. Kablo 2010 yılında devreye girecek.

Google'ın telekom işine girdiği dedikodularına ise Google olumsuz yanıt veriyor. Google'dan gelen bir açıklamaya göre bu ortaklığın sonu telekom işine girmeye çıkmıyor; sadece aktardıkları veri miktarı bazı noktalarda sağlayıcıların kapasitesini aşmaya başlamış.

kaynak 

AMD/IBM EUV litografiyi test ediyor

▼▲▼▲▼Güncel Teknoloji Haberleri▲▼▲▼▲

Daha "küçük" üretim tekniklerine bir geçit olan EUV litografi ile üretilmiş bir yonga IBM/AMD tarafından test ediliyor. EUV litografi ile üretilmiş yongalar gelecekte 22 nm üretim tekniğine sahip yongaların seri üretimine götürecek.

Test yongası önce AMD'nin Dresden'daki tesisinde işleme girmiş. Daha sonra test wafer'ları ABD'deki IBM tesislerine aktarılmış ve burada transistörler arasındaki ilk metal bağlantı katmanı çizilmiş. İşin burasında EUV litografi tarayıcısı devreye giriyor. Çok küçük (135 nm) bir dalgaboyu kullanılarak çizilen katmandan sonra tamamlayıcı işlemler yapılmış ve yapı AMD'de elektriksel testlere başlamış.

Projenin önemi -söylendiği kadarıyla- ilk kez tasarımın tamamının EUV litografiyle üretilmiş olması. Daha önceki çalışmalar tasarımın sadece bir kısmında bu yöntemi kullanıyordu. Şimdi EUV'nin sadece metal bağlantı katmanına değil, diğer önemli katmanlara da uygulanabilmesine sıra geliyor.

kaynak 

Dell Optiplex'te üç-çekirdek Phenom

▼▲▼▲▼Güncel Teknoloji Haberleri▲▼▲▼▲

AMD'nin üç çekirdekli Phenom'ları önce sistem üreticilerine, sonra da son kullanıcıya ileteceğini biliyorduk. Dell'in bir sisteminin kullanım kılavuzu bu durumu belgelemiş oluyor.

Dell'in web sitesinden bir Optiplex kılavuzunda işlemci listesi belirtilmiş (biz bulamadık ama hazır bulunmuşu var :) ). Liste dört ve üç çekirdekli Phenom'lar ve Athlon'ları bulunduruyor, soket AM2 ve AM2+ pin-uyumlu olduğu için ileride değiştirilebilecekler.

optiplex_toliman


Belgede 3 çekirdekli Phenom 1.5 MB L2 önbelleği  ve 2 MB L3 önbelleğiyle görünüyor. Yonga seti nVidia GeForce 6150LE/Nforce 430. Dört slotta toplam 8 GB DDR2 desteği var.

Diğer haberlerde  AMD'nin 3 çekirdekli Phenom'ların son kullanıcı satışını B3 revizyonuna kadar ertelediği bildirilmiş. Temelde aynı şey oldukları için Agena'larla paylaştıkları B2 revizyonunda bulunan TLB hatası, üç çekirdekli Phenom'ları, yani Toliman'ları da etkiliyor. AMD masaüstü için bunun bir sorun olmadığını düşünüyor; bu nedenle TLB sorunu düzeltilmemiş B2 revizyonu Phenom'ları (Dell  gibi) üreticilere verecekler. Son kullanıcıya ise B3 revizyonundan (ya da yeterli üretim sağlandıktan) itibaren satılacak.

kaynak 

Katili bulmak için bir tutam saç kâfi

▼▲▼▲▼Güncel Teknoloji Haberleri▲▼▲▼▲

ABD'de polis, bundan böyle bir tutam saçla suçluların yerini ya da cinayete kurban gidenlerin kimliklerini tespit edebilecek.

ABD'de polis, bundan böyle bir tutam saçla suçluların yerini ya da cinayete kurban gidenlerin kimliklerini tespit edebilecek.

ABD'nin Utah Üniversitesinden araştırmacılar, ülkedeki kuaför salonlarından toplanan saçlar ve musluk suyu örnekleriyle bazı kişilerin nerede olduklarını gösterebilecek kimyasal farklılıkları ortaya koymayı başardı.

Araştırmaya göre, saçtaki hidrojen ve oksijen izotoplarındaki farkın yüzde 85'i içme suyu bileşenlerinin farklılığından kaynaklanıyor.

Kişinin yedikleri ve içtikleri de saçlarına geçtiğinden bir tutam saç kişinin haftalar hatta yıllar önce nerede olduğunu bulmaya yardım edebiliyor.

Araştırmacılardan Thure Cerling ve ekibi, saçtaki hidrojen ve oksijen izotoplarının farklı oranlarda gösterildiği bir liste hazırladı.

Bu liste kişilerin tam olarak nerede olduklarını göstermese de farklı coğrafi bölgelere ait bilgiler sağlayarak, şimdiden polisin cinayete kurban giden ve 2000'de cesedi bulunan kadının kimliğini tespit etmesini sağladı.

Araştırmacılar, bu tekniğin, beslenmeyle ilgili hastalıkların belirtilerini saptamada doktorlara, göç eden topluluklar ya da soyu tükenmiş hayvanların "izini sürmede" antropologlar ya da arkeologlara yardımcı olabileceğini vurguladılar.

Araştırmaya katılanlardan Jim Ehleringer'ın geliştirdiği benzer bir teknik daha önce Amerikan Uyuşturucuyla Mücadele Kurumu tarafından kokain ya da eroinin üretim yerini bulmakta kullanılmıştı.

Araştırma, "Proceedings of the National Academy of Sciences" dergisinde yer alıyor.

kaynak 

Fujitsu'dan 500GB 2.5" HDD

▼▲▼▲▼Güncel Teknoloji Haberleri▲▼▲▼▲

 

Piyasadaki 500GB'lık HDD ürünleri gittikçe artıyor...

 
Ünlü elektronik firması Fujitsu, 2.5" boyutlarında 500GB'lık sabit disk ürettiğini açıkladı. Yeni MHZ2 BT serisine ait olan sabit disk, 4200 RPM ve 8MB ön belleğe sahip. Sabit disk sadece 21dB ses çıkarıyor. Güç tüketimi de son derece ekonomik. Okuma/Yazma işlemi yapmadığı esnada 0.5W, işlem yaptığında ise 1.8W güç tüketiyor. Mayıs sonunda piyasaya çıkarılacağı açıklanan HDD'nin satış fiyatı henüz bilinmiyor.

kaynak 

"Ballıbabagiller"in yeni bir üyesi bulundu

▼▲▼▲▼Güncel Teknoloji Haberleri▲▼▲▼▲

Ankara Üniversitesi (AÜ) araştırmacıları, yeni bir bitki türü keşfettiler.

AÜ Fen Fakültesi Biyoloji Bölümü öğretim üyesi Prof. Dr. Osman Ketenoğlu ile araştırma görevlisi Mehmet Çiçek'in Niğde Ulukışla'daki çalışmaları sırasında keşfettikleri türün, halk arasında "Ballıbabagiller" olarak da bilinen "Scutellaria (Lamiaceae)" familyasına ait olduğu belirlendi.

Bitkinin keşif sürecine ilişkin bilgi veren Prof. Dr. Ketenoğlu, "Ballıbabagiller" familyasının Türkiye'deki dağılımı ve çeşitli özelliklerini belirlemek amacıyla yürüttükleri araştırma sırasında Niğde'nin Ulukışla ilçesi yakınlarında bu türü keşfettiklerini anlattı.

Ketenoğlu, gerçekleştirdikleri morfolojik incelemelerde bitkinin gövde ve çiçek yapraklarının, çiçek durumlarının ve yüzey tüylerinin, familyanın diğer türlerinden farklı olduğunu gördüklerini ve diğer ülkelerdeki koleksiyonları incelediklerinde de bitkinin yeni bir tür olduğunu fark ettiklerini söyledi.

"Farmakolojik özelliklerini inceliyoruz"

Prof. Dr. Ketenoğlu, "Ballıbabagiller" familyasındaki bitkilerin genellikle tek ya da dört yöne bakan çiçekler içerdiğini ve Türkiye'nin doğusunda görüldüğünü dile getirdi.

Keşfettikleri türün çiçeklerinin dört yöne baktığını, bu nedenle de familyaya yakınlık gösterdiğini kaydeden Ketenoğlu, Niğde'nin Ulukışla yakınlarında, taşlık yamaçlarda yetişen bu bitkinin yarı çalımsı bir görünüşe ve 'S' harfi şeklinde sarı çiçeklere sahip olduğunu belirtti.

Ketenoğlu, bundan sonraki aşamada bitkinin isimlendirileceğini ve bilimsel kaynaklarda yerini alacağını belirterek, "Bitki üzerindeki araştırmalara devam ediyoruz. Bu tür, uçucu yağ içeriyor. Eczacılıkta kullanılabilirliğini belirlemek için farmakolojik özelliklerini inceliyoruz. Ayrıca türün popülasyonuna bakarak, yok olma tehlikesi altında olup olmadığını tespit etmeye çalışıyoruz" diye konuştu.

kaynak 

"Kıyamet Günü Ambarı" resmen açıldı

▼▲▼▲▼Güncel Teknoloji Haberleri▲▼▲▼▲

Norveç'in, dünyada bilinen tüm tarım türlerinin tohumlarını korumak için yaptığı 'kıyamet günü sığınağının' resmi açılışı bugün yapıldı.

Avrupa Komisyonu Başkanı Jose Manuel Barrosu ve 2004 Nobel Barış Ödülü sahibi Kenyalı Wangari Maathai gibi konukların da katıldığı açılış töreninde konuşan Norveç Başbakanı Jens Stoltenberg, "İklim değişikliği ve diğer güçlerin gezegenimizde yaşamı tehdit ettiğini" belirterek, Norveç'in böyle bir tesisin yapılmasında merkezi rol almasından gurur duyduğunu söyledi.

Stoltenberg, tesisin sadece tohumları korumayacağını, insan uygurlığına katkıda bulunacağına da dikkati çekti. Svalbard Küresel Tohum Deposu adı verilen tesisin, dünyanın çeşitli yerlerinden getirilecek 4,5 milyon tohumu saklama ve insanın neden olduğu doğal felaketlerden koruma kapasitesine sahip olduğu belirtildi.

Depreme ve nükleer saldırılara da dayanıklı olan tesis, Kuzey Kutbuna bin kilometre mesafedeki Svalbard takımadasında inşa edildi.

Bir yıldan kısa sürede bitirilen tesis için 9 milyon dolardan fazla para harcandı. Ülkeler hiçbir yükümlülüğe girmeden ve geri çekme haklarını saklıtutarak gönderdikleri tohumları tesiste depolayabilecek.

BM Gıda ve Tarım Örgütü ve Uluslararası Biyoçeşitlilik araştırma grubu tarafından oluşturulan Küresel Ürün Çeşitliliği Tröstü tarafından yaptırılan tesiste, hava sıcaklığının bazı tohumların bin yıl yaşayabildiği eksi 18 dereceye kadar düşürüleceği belirtildi.

Stoltenberg ve Maathai, açılışta 104 ülkeden getirilen pirinç tohumlarının bulunduğu ilk kutuyu tesise teslim etti.

Tohumlar, bazılarında 500'er örneğin bulunduğu gümüş kaplamalı kutularda paketlenecek, mavi ve turuncu renkli rafların bulunduğu odalarda saklanacak.

Her odada 1,5 milyon tohum örneği bulunacak.Tesisin inşaat müdürü Magnus Bredeli-Tveiten, deponun depreme ve nükleer saldırlara dayanıklı olduğunu söyleyerek, geçen hafta Svalbard civarında meydana gelen 6,2 büyüklüğündeki depremde de bunun kanıtlandığını ifadeetti.

kaynak 

ilişimciler, Çeşme'de buluşuyor

▼▲▼▲▼Güncel Teknoloji Haberleri▲▼▲▼▲

Türkiye Bilişim Derneği'nin (TBD), bilişim sektöründe çalışan üst ve orta düzey yöneticilerin mesleki gelişimi ve dayanışmalarını geliştirmek amacıyla düzenlediği ''Bilgi İşlem Merkezi Yöneticileri Semineri''nin 15'incisi, 3-6 Nisan 2008 tarihlerinde Çeşme'de gerçekleştirilecek.

Bilişim sektöründeki teknolojik gelişmeler, yeni nesil iletişim ağlarının kamu ve özel sektöre sağlayacağı olanaklar, bilişim politikalarının kurum ve şirketler ile bilgi işlem birimlerine yansımaları, küresel rekabet koşullarında var olma ve iş yapma yetenekleri ve güvenli çalışma ortamları konularında bilgi alışverişinde bulunmalarını sağlayacak etkinliğe, kamu ve özel sektör bilgi işlem yöneticileri katılacak.

Etkinlik gündemi

Etkinlikte, "Bilgi yönetiminde yönetsel problemler, paylaşım ve yetkilendirme sorunları, uygulama teknikleri", "Etkin yönetim, etkili yönetici", "Bilişim Sektörünün ülke ekonomisine ve diğer sektörlere etkileri", "Sen teknoloji sever misin?", "Bilim ile tanışırken ilk onu okuduk: 'Bilim ve Teknik' Dergisi", "Melek ayrıntıda gizli / Bakıyoruz, görüyor muyuz?", "İnternet suçlu... dava devam ediyor" ve "Biyometrik Teknikler" gibi başlıklarla toplantılar düzenlenecek.

Etkinliğin hedef kitlesini, kamu üst düzey yöneticileri, kamu bilgi işlem yöneticileri, akademisyenler, özel sektör bilgi işlem yöneticileri ve sektörel şirket yöneticileri oluşturuyor.

kaynak 

Hafif depresyonda anti depresanlar etkisiz

▼▲▼▲▼Güncel Teknoloji Haberleri▲▼▲▼▲

Amerikan Gıda ve İlaç Dairesinin (FDA) lisans sürecinde topladığı verileri değerlendiren Amerikalı ve Kanadalı bilim adamları, bu ilaçların özellikle hafif depresyon tedavilerinde çok etkili olmadığını kaydetti.

İngiliz basınında geniş yer verilen, ilaç ve plasebonun etkileriyle ilgili verilerin de karşılaştırıldığı araştırma, "dünyada yaklaşık 40 milyon kişi tarafından kullanılan bazı anti depresanların plasebodan daha fazla etkisinin olmadığını" ortaya koydu.

Fluoxetine, paroxetine gibi etken maddeler içeren bu ilaçları kullanan hastalar ile plasebo kullanan deneklerin durumlarındaki değişimlerin incelendiği araştırmada, "ilaçları kullanan hastaların durumlarında iyileşme görüldüğü, ancak hiçbir etkisi olmayan plaseboları kullanan hastaların da aynı oranda gelişim sağladığı" bildirildi.

"Bu durumun tek istisnasını ciddi depresyon geçiren hastaların oluşturduğunu" kaydeden araştırmacılar, "bunun da ilaçların daha fazla etkisinin olmasından değil, plaseboların bu durumda etkisiz kalmasından kaynaklanabileceğini" belirtti.

Araştırmayı yürüten ekibin başkanı Hull Üniversitesi Psikoloji Bölümü bilim adamlarından Prof. Irving Kirsch, "ağır depresyon geçiren hastalar dışında hastalara bu ilaçları vermenin çok anlamlı görünmediğini" söyledi.

Kirsch, "araştırmanın önemli bir sonucunun da ilaçlara lisans verilmesi ve ilaçlar üzerindeki deneylerin sonuçlarının kamuoyuna nasıl duyurulduğu gibi ciddi konularda işaret etmesi" olduğunu söyledi.

Araştırma sonuçları, Public Library of Science adlı tıp dergisinin bugün piyasaya çıkan sayısında yayımlandı.

Bilim çevreleri, "Prof. Kirsch ve ekibinin araştırmasının, anti depresanlarla ilgili olarak yapılmış bir dizi deneyin sonucunun ele geçirilip değerlendirilmesi açısından önem taşıdığına" işaret ediyor.

Kirsch ve ekibinin, bu deney sonuçlarını İngiltere'de uygulanan Bilgi Alma Yasası çerçevesinde Gıda ve İlaç Kurumuna resmen yapılan başvuru sonucunda ele geçirdiği belirtiliyor.

kaynak 

Nokia ve Google

▼▲▼▲▼Güncel Teknoloji Haberleri▲▼▲▼▲

Nokia ve Google işbirliği... Google Nokia telefonlara ne gibi bir katma değer getirecek?

Nokia, Google'ın arama motorunu kendi uygulaması olan Nokia Search uygulaması ile entegre edeceğini duyurdu.

Yapılan açıklamaya göre Google'ın ekleneceği telefonlar ise ilk başta Nokia N96, Nokia N78, Nokia 6210 Navigator ve Nokia 6220 classic modelleri olacak.

Bu işbirliği ile birlikte kullanıcılar kendi cep telefonlarındaki verilerini de arayabilecekler. Kullanıcılar 100'den fazla ülkede 42 dilde yayınlanacak olan Nokia Search uygulamasına telefon ekranından tek bir tuş ile ulaşabilecekler.

kaynak