Blog nedir? . . . Kendi blogunu oluştur ;)

Teknolojinin Tek Bloğu

Aralık 2007 tarihli yazilar (sayfa 1)Aralık 2007 tarihli diger ogeler resimler , videolar

Asteroid Mars'a çarpabilir

▼▲▼▲▼Güncel Teknoloji Haberleri▲▼▲▼▲

 
Futbol sahası büyüklüğündeki asteroid 2007 WD5'in kızıl gezegen Mars'a çarpma olasılığı yüzde 4'e yükseldi.

Amerikan Havacılık ve Uzay Dairesi'nin (NASA) Yere Yaklaşan Cisimler Programı'nın başkanı Don Yeomans, göktaşının yörüngesi ve uçuş yoluyla ilgili yeni hesaplamaların, daha önce 75'te 1 olarak bulunan oranı yüzde 4'e yükselttiğini söyledi.

Uzay taşı 2007 WD5'in dünya için tehdit oluşturmadığı ve Mars'a 44 bin 898 kilometre mesafede olduğu, bilimadamlarının asteroidi izlemeye devam edeceği bildirildi.

2007 WD5, kasım ayının sonunda NASA sermayesiyle kurulan Arizona'daki Catalina Uzay Araştırma birimi tarafından keşfedilmişti.

Asteroidin 30 Ocak 2008'de Mars'a çarpabileceği belirtiliyor.

Kaynak 

ODTÜ'den şimdi de "Gen Tabancası"

▼▲▼▲▼Güncel Teknoloji Haberleri▲▼▲▼▲

 
Türk bilim adamları, dünyada sadece birkaç üreticisi bulunan bitki ve hayvan biyoteknolojisi çalışmalarında kullanılacak son teknoloji ürünü ''gen tabancası'' üretti.

Yeni teknoloji, bitkilere ve hayvanlara gen transferi yoluyla direnç kazandırmaktan, "yenilebilen aşı" çalışmalarına kadar pek çok çalışmada kullanılacak.

ODTÜ Fen Edebiyat Fakültesi Biyoloji Bölümü Öğretim Üyesi Prof. Dr. Hüseyin Avni Öktem, projelerinin üç yıl önce başladığını ve TÜBİTAK-TEYDEB (Teknoloji ve Yenilik Destek Programları Başkanlığı) ve KOSGEB tarafından da desteklendiğini söyledi.

Gen silahının, canlı hücrelere gen aktarabilmeye yaradığını anlatan Öktem, silahın tek ya da çok hücreli organizmalarda başarıya ulaştığını bildirdi.

Gen tabancasının BİOLAB Firması ile ortak yürütülen bir çalışma sonucunda iki yıl süren AR-GE çalışmaları ile 10 kişilik bir ekip tarafından üretildiğini anlatan Öktem, gen tabancasının ticarileşmesi için ODTÜ Teknopark'ta bir firma kurduklarını belirtti.

Gen tabancasının dünyada sadece bir kaç firma tarafından, Türkiye'de ise ilk kez ODTÜ ve BİOLAB şirketi ortaklığı ile üretildiğini ifade eden Öktem, şunları kaydetti:

"Yaklaşık iki yıl önce, kendi aramızda konuşurken, dedik ki 'Bu aleti dünyada bir firma üretiyor biz neden üretmiyoruz'. Başladık ve 6 ay içerisinde ilk prototip ortaya çıkardık.

Kendisi de ODTÜ'lü olan, Elektrik Elektronik Mühendisliği bölümünden mezun Sinan Vasfi beyle ODTÜ Teknopark'ta OBİTEK firmasını kurduk. Tabancayı geliştirdik ve ticari hale getirdik. Yurt içinden iki araştırma merkezine satışını yaparken, yurt dışından da Rusya ve Çin ile bağlantıya geçtik. Halen sistem bir İngiliz firması tarafından da dünya çapında pazarlanmaktadır.

Teknolojiyi BİOLAB ve OBİTEK Firmaları ile geliştirirken gen transferi çalışmaların da ODTÜ Fen-Edebiyat Fakültesi Biyoloji Bölümü öğretim üyesi Prof. Dr. Meral Yücel'in katkıları olmuştur."

-"SU DOLU BALONA GENLE KAPLI MİSKET ATMAK"-

Canlı hücrelere istenilen geni aktarmayı başardıklarına işaret eden Öktem, milimetrenin binde biri oranında çalıştıklarını söyledi. Öktem, sözlerini şöyle sürdürdü:

"Gen tabancasıyla yaptığımız, su dolu bir balona misket atmak. Gen tabancası ile yapılan basit olarak, su dolu balon olarak tasvir ettiğimiz bir hücreye, genle kaplanmış misketlerle ateş etmeye benziyor.

Söz konusu gen kaplı misketler hücrenin içine girerek istenilen değişiklikleri yaratıyor. Böylece yeni genler yerleştirerek ya yeni karakterler yaratıyoruz ya da yeni ürünler elde ediyoruz.

Şu an yürüttüğümüz projelerden birinde buğday bitkisine tuz ve kuraklık direnci sağlayan genlerin aktarılması üzerinde çalışmaktayız.

Geliştirilen bu tip bitkiler tuzlanmaya ve kuraklığa çok daha yüksek oranda tolerans göstermektedirler."

'Yenilebilir aşı'

Gen tabancasının, yeni araştırmalar yapma noktasında bir araç olduğunu anlatan Öktem, normal aşılar yerine "yenilebilir aşılar"ın yakın bir gelecekte insanların kullanımına sunulabileceğini bildirdi. Öktem, şöyle konuştu:

"Çok çeşitli kullanım alanına sahip gen tabancısıyla geliştirilebilecek muzu yiyen çocuklar, sabah kalktıklarında örneğin Hepatit-B aşısı olmuş olacaklar. Çocuklar için iğne kabus olmaktan çıkacak. Afrika'da özellikle kolera aşısının taşınması ve saklanması ile ilgili sorunlar olabiliyor. Bu yöntemle bu sorun ortadan kalkacak.

Ya da ineklerin süt sağlayan hücreleri gen tabancasıyla mutasyona uğratılarak gene aşılı ya da bol proteinli-vitaminli süt elde edilebilecek. Örneğin, büyükbaş hayvanların yediği yoncalara şap aşısı enjekte edilecek, onu yiyen hayvanlar otomatik olarak aşılanmış olacak.

Çiftlik balıkları çeşitli hastalıklara karşı son derece duyarlılar. Bu teknoloji ile balıkların yemleme ile aşılanması da mümkün olacaktır."

Öktem, gen tabancasının, TÜBİTAK, TTGV (Türkiye Teknoloji Geliştirme Vakfı) ve TÜSİAD tarafından organize edilmekte olan 7. Teknoloji Ödülleri kapsamında Biyoteknoloji, Nanoteknoloji ve Nanobioteknoloji Özel Ödülü kategorisinde birincilik ödülü aldığını da sözlerine ekledi.

Cihaz nasıl çalışıyor?

Gen tabancası, bir kontrol ünitesi ve atış kutusundan oluşuyor. Aşılanacak hücre plakaya yerleştiriliyor ve elektronik kontrol ünitesine gerekli atış bilgiler giriliyor.

Üzeri istenilen genlerle kaplanmış olan mikron boyutundaki altın veya tungsten parçacıklar atış başlığına yüklenmekte ve sıkıştırılmış azot veya helyum gazı ile hızlandırılarak hedef dokulara püskürtülüyor.

Kaynak 

DAISY ile word dosyaları sesli olacak

▼▲▼▲▼Güncel Teknoloji Haberleri▲▼▲▼▲

 
Microsoft ve açık kaynak sitesi SourceForge gelecek yılın başlarında Office 2007 için dosyaların seslendirilmesini sağlayan yeni bir eklenti sunacaklarını açıkladı. Bu eklenti sayesinde Office 2007 dosyaları DAISY formatına çevrilip yazılar ses kazanacak.

Word 2007,2003 ve XP yazılımlarına "Save as DAISY" seçeneği ekleyecek. Bu sayede DAISY XML dosyalar yüksek sesle dinlenebilecek. Eklentinin en güzel yanı ise ücretsiz olması.

Açılımı Digital Accessible Information System ( Dijital Erişimli Bilgi Sistemi) olan DAISY sistemi sayesinde Parkinson gibi birçok rahatsızlıktan dolayı kitap tutamayan veya yazamayan insanlara oldukça yardımcı olacak.

DAISY Consortium, 1996'dan itibaren tüm yayınlanmış bilgilerin görme veya öğrenme bozukluğu olan insanlara sunulmasını hedefliyor.

kayanak 

"NumLock" Hep Nasıl Açık Kalır?

▼▲▼▲▼Güncel Teknoloji Haberleri▲▼▲▼▲
Pek çoğumuz bilgisayarımızı açtıktan sonra şifre yada benzeri durumda klavyeyle sayı yazacağı zaman NumLock' ışığını elle açmak zorunda kalır. Özellikle ilk başlarda otomatik gelen bu özellik formattan sonra çalışmaz olur. Peki açılışta NumLock ışığının otomatik yanması için ne yapmalıyız?

Açılışta NumLock ışığının otomatik yanarak gelmesinin iki yöntemi bulunuyor:
1- BIOS Setup ayarı ile
2- Register ayarı ile
Bazı pc'lerde Setup'ta "NumLock" seçeneği bulunmadığında bunu Register'dan yapabileceğimizi hatırlatmak gerekir.
BIOS Setup Ayarı
Bios nedir?
Bios (basic input output system) anakart üzerindeki bir rom bellekte bulunan bir yazılımdır. Açılış (boot) öncesinde giriş ve çıkış aygıtlarını test eder ve işletim sisteminin açılmasını sağlar.
Bios setup ayarlarına girmek için pc’nin açılışında genelde “delGüncel Teknoloji Haberleri” tuşu kullanılır. (Bazı modellerde özellikle Hp'de F10'da kullanılabilir). İlgili tuşa basıldığında “BIOS SETUP” ekranı gelir ve buradan bios ayarları yapılır.
BIOS FEATURES SETUP ekranına geçiyoruz. Burada:
Boot Up Floppy Seek – açılışta floppy sürücü denetlensin mi?
Boot Up Numlock Status – açılışta klavyedeki “numlock” tuşu etkin olsun mu?
Securıty Options – açılışta pc’ye veya bıos’a parola koyulsun mu?
Seçeneklerden Boot Up Numlock Status – açılışta klavyedeki “numlock” tuşu etkin olsun mu? giriş yapıp "ENABLE" diyoruz. Tüm ayarları SAVE edip boot ettikten sonra NumLock ışığının artık açılışta yandığını göreceksiniz.
Register Ayarı
Eğer BIOS SETUP'tan ilgili menüyü bulamadıysanız yardımınıza Registry Editor yetişiyor.
Buradan gerekli ayarlamayı yapabilmeniz öncelikle Administrator haklarına sahip bir kullanıcı ile Windows oturumunu açmanız gerekiyor.
Başlat(Start) - Çalıştır(Run) penceresine tıklayarak regedit yazıyoruz. Böylelikle Registry Editor'e giriş yapmış oluyoruz.
Her açılışta NumLockun açılması için:
HKEY_CURRENT_USERControl PanelGüncel Teknoloji HaberleriKeyboard
anahtarına ulaşın ve buradaki “InitialKeyboardIndicators” değerini 2 yapın. Pencereyi kapatın. Böylece bu dertten kurtulmuş olacaksınız.
Girdiğimiz değerin 2 olması sadece NumLock özelliğini aktifleştirir. Bunun dışında girdiğimiz değerle aşağıdaki anlamları ifade eder.
0 - all indicators off
1 - Caps Lock on
2 - Num Lock on
3 - Caps Lock and Num Lock on
4 - Scroll Lock on
5 - Caps Lock and Scroll Lock on
6 - Num Lock and Scroll Lock on
7 - Caps Lock, Num Lock, and Scroll Lock on
Önemli Not: Windows'a zarar vermemek adına verilen değerler dışında ve Register'da başka herhangi bir değişiklik yapmamanızı önemle hatırlatmak isteriz.

Mezarda 2 bin 400 yıllık incir bulundu

▼▲▼▲▼Güncel Teknoloji Haberleri▲▼▲▼▲

 
Assos Antik Kenti'nde bu yıl yapılan kazılarda, bir lahitte, o dönemde ''ölüye son yemek olarak'' sunulan ve bozulmadan günümüze kadar ulaşan 2 bin 400 yıllık incirler bulundu.

Assos Antik Kenti Kazı Başkanı Doç. Dr. Nurettin Aslan, Kültür ve Turizm Bakanlığı ve Efes Pilsen tarafından desteklenen Assos kazı çalışmalarında pek çok yerli ve yabancı bilimadamı ile öğrencinin görev aldığını söyledi.

Doç. Dr. Aslan, kazıya katılanlarla Ayazma Kilisesi, Batı Nekropolü, Kuzey Stoası ve yazıtlar konusunda kazı ve araştırma çalışmaları yürüttüklerini bildirdi.

Kilisedeki araştırmalarda, iç mekanda çok sayıda mezar yazıtları ile mozaik zemine ait parçalar ortaya çıkarıldığını belirten Doç. Dr. Aslan, Nekropol'deki kazılarda M.Ö. 6'ncı yüzyıla ait çocuk mezarlarında 2-4 yaşlarındaki çocukların iskeletlerinin büyük çömlekler içine yerleştirildiğinin belirlendiğini kaydetti.

Çocuk mezarlarında fibula ve minyatür vazolar ile çok sayıda aşık kemiği ele geçtiğini anlatan Doç.Dr. Aslan, "Bu alanda yetişkinlerince setlerinin yakılıp, küçük çömleklere konulduğu gözlendi" dedi.

Doç. Dr. Aslan, lahitlerin birinde günümüzden yaklaşık 2 bin 400 yıl öncesinde "ölüye son yemek olarak" sunulan incirler bulunduğunu kaydetti.

Aslan, "Bu incirler mezarlara büyük bir olasılıkla ham olarak konduğu için günümüze kadar ulaşmış" dedi.

Nurettin Aslan, lahitlerde yanmış zeytin çekirdeklerinin de bulunduğunu anlattı.

Kaynak 

DRM açık kaynak ATI'ye de engel

▼▲▼▲▼Güncel Teknoloji Haberleri▲▼▲▼▲

AMD/ATI bir süredir GPU'larıyla ilgili dokümanları yavaş yavaş açık kaynak geliştiricilerine sunmakla meşgul. Yeni dokümanlar yolda ama teknik endişelerden çok, yine DRM ayak bağı oluyor.

Linux sürücülerinde rakibine göre geç kalan firmanın bu çabası açık kaynak taraftarlarını memnun ederken, dokümantasyonun yayınlanmasında doğabilecek sıkıntılardan dolayı biraz yavaş ilerlemek zorunda. AMT/ATI önümüzdeki dönemde de GPU'larıyla ilgili NDA'sız (Non-Disclosure Agreement) dokümanlar yayınlamaya devam edecek. Ancak R600 ve muhtemelen R700 gibi bazı yongalar için bu işin önünde ciddi engeller olabilir.

Esas sorun 3-B hızlandırması gibi alanlarda değil, video hızlandırmada yatıyor. R500'lerdeki yani Radeon X1000 serisine kadarki GPU'larda video hızlandırma ile ilgili ters ayrık kosinüs dönüşümü (IDCT) ve hareket telafisi (Motion Compensation) bilgilerini açık kaynağa maletmeye hazır. Ancak R600'lerle birlikte UVD geldi. UVD yüksek tanımlı içerikte yoğun olarak kullanılan kod çözücüler için donanım tabanlı çözümleme sağlıyor ve HD video oynatırken işlemci yükünü ihmal edilebilir düzeylerde tutuyor. Sorun ise UVD birimindeki sayısal hak yönetiminin (DRM) etrafından dolaşmaya yarayacak bilgilerde. Eğer AMD/ATI UVD ile ilgili belli bilgileri yayınlarsa yasal sıkıntılar yaşamaktan çekiniyor.

Bu tartışmalar şimdi yapıladursun, aslında o zamana kadar ne olacağı çok da belli değil. Video hızlandırma meselesi 3-boyut hızlandırma iyice yerleştikten sonraki mesele, buna da en azından birkaç ay var. Bundan sonra R500 serisi video hızlandırma dokümanlar açık kaynağa gelebilecek. DRM kısıtlamasından kurtulmak içinse muhtemelen R700'den sonraki GPU'ları beklemek gerekiyor. AMD/ATI UVD'yi modülerleştirebilir, böyle bir şey olursa o işlemciler için bugün R600'le ilgili yayınlanandan daha fazla doküman verilecektir.

kaynak 

Bilim dünyasına Türk buluşu

▼▲▼▲▼Güncel Teknoloji Haberleri▲▼▲▼▲

 
İstanbul Teknik Üniversitesi Fen-Edebiyat Fakültesi Kimya Bölümü’nden Prof. Dr. Oğuz Okay ve ekibinin su yüzeyindeki petrol ve türevlerini emen buluşu, bilim dünyasında heyecan yarattı.

Ağırlığının 25 katı petrol emen kauçuk esaslı sünger (sorbent) kazalar sonrası petrol atıklarını kısa sürede temizleyerek, çevre felaketlerini önleyecek.

PROF. Dr. Oğuz Okay ile doktora öğrencisi Deniz Ceylan’ın İstanbul Teknik Üniversitesi (İTÜ) Polimerik Jeller Araştırma Laboratuvarı’nda geliştirdiği süper emici madde (sorbent), batmadan su yüzeyinde durarak gözenekleri ve moleküler yapısı nedeniyle sadece petrolü emiyor. Denize yayılan petrol ve türevlerinin daha önce de mekanik olarak suyun yüzeyinden alınabildiğini belirten Prof. Dr. Okay, "Talaşı bile koysanız petrolü tutabilir. Ama petrolün tamamen sudan ayrılmasını sağlamaz.

Yeni ürettiğimiz sorbent, petrolü emiyor ancak deniz suyunu emmiyor. Altyapı çalışmalarımız 2000’de başlamıştı. 2001’de TÜBİTAK, İTÜ ve Sabancı Üniversitesi ortak çalışmasıyla kauçuk esaslı emici bir sorbent üretip uluslararası patentini almıştık. Ancak emişi çok yavaştı. Petrol ve türevlerini 1 haftada emebiliyor ve tekrar kullanılamıyordu. Geliştirdiğimiz yeni sorbentin ise 1 gramı 25 gram petrolü 1 dakika içinde emiyor. Bu ürünün patent başvurusunu da 2007 Mart ayında yaptık" dedi.

BOĞAZ’DA UYGULANACAK

Prof. Dr. Oğuz Okay, TÜBİTAK’ın 459 bin YTL ile destek verdiği projenin, İstanbul Boğazı’nda petrol bakımından tehlikeli bölgelerin saptanmasının ardından buralarda kullanılacağını söyledi. Büyük sorbentlerin bir geminin arkasına takılarak riskli bölgelerdeki petrol ve türevlerini toplayabileceğini belirten Okay, şunları söyledi: "Sorbent petrole doyduktan sonra denizden çekilerek bir makine yardımıyla sıkılabilir. Geri verdiği petrol ve türevleri de bir depoda toplanır. Sorbent tekrar tekrar kullanılabildiği için çalışmalar hızlı bir şekilde tamamlanır."

Prof. Dr. Oğuz Okay’ın buluşu ile ilgili makalesine, Amerikan Kimya Derneği’nin "Macromolecules" dergisi de yer verdi.

Yılda 2 milyar ton petrol denizden taşınıyor

Türk boğazlarından yılda yaklaşık 150 milyon ton petrol geçerken, dünya denizlerinde her yıl yaklaşık 2 milyar ton petrol taşınıyor. Kaçınılmaz olarak deniz kazaları da meydana geliyor. Son bir ayda Rusya ve Güney Kore’deki petrol tankeri kazalarında yaklaşık 20 bin ton ham petrol denize yayıldı. Petrolün çevredeki canlıların yaşamını etkilemesini setlerle engellenmeye çalışıldı. Ama yeteri kadar başarılı olunamadı.

kaynak 

DataTraveler USB Flash sürücülerinde oyun!

▼▲▼▲▼Güncel Teknoloji Haberleri▲▼▲▼▲

Kingston DataTraveler USB Flash sürücülerin kapasiteleri artırıldı ve ayrıca yeni oyunlar eklendi. Kingston Technology, DataTraveler Mini Fun ve DataTraveler Mini-Migo Edition USB Flash sürücülerin 4 GB'a kadar kapasitlerle piyasaya sürüldüğünü duyurdu. DT Mini Fun ürünü ayrıca daha önce içinde bulunan Big Fish Game oyunu Atlantis'e ek olarak tüm dünyada popüler olan Sudoku oyununu da içinde barındırıyor.

"Kingston, DataTraveler Mini Fun'ı piyasaya ilk sürdüğünde, DT Mini Fun türünün en küçük örneği olarak bir kaç oyun arasında en kolay taşınabilirlik sunan üründü." diyen Kingston Flash Bellek Ürünü Müdürü Joe Teng 4 GB'lık kapasiteyle DT MiniFun'ın yüksek performanslı oyun keyfinin yanısıra daha çok veri depolama imkanı sunduğunu sözlerine ekledi.

DT Mini-Migo Edition ise kullanıcılara farklı PC'lerde güvenle çalışma özgürlüğü sunuyor. Migo kullanıcının kendi bilgisayarı ile senkronize edildiğinde email içeriklerini, favori internet linklerini, ayarları, tarihçeyi, cooki'leri, doküman ve dosyaları kopyalıyor. Sürücü bu sayede, kullanıcının istediği herhangi bir bilgisayarda sanal olarak kendi masaüstünü yaratmasına imkan tanıyor. Tüm veriler sürücü üzerinde olduğu için, kullanıcı geçici olarak kullandığı PC'den sürücüyü çıkardığı anda geride hiçbir veri veya iz kalmıyor.

DT Mni-Migo Edition'ın işinden veya evinden uzak çalışmak durumunda kalan profesyoneller ve tüketiciler için ideal olduğunu söyleyen Joe Teng, Dt Mini-Migo Edition'un sayısız büyük ölçekli dosyayı yönetebilme kapasitesiyle kullanıcının kendi masaüstünü yanında taşımasına izin veren en küçük ve en güçlü sürücü olduğunu da sözlerine ekliyor.

DataTraveler Mini Fun Özellik ve Spesifikasyonları

- Kullanışlı : Kolay taşınabilirlik için küçük ebatlara sahip
- Basit : USP Portuna kolayca takılıyor ve çalıştırılıyor
- Fonksiyonel : Sudoku ve Atlantis oyunlarıyla birlikte satışa sunuluyor.
- Kapasiteler : 1GB, 2GB, 4GB
- Ebat : 38mm x 19mm x 8mm
- Çalışma Isısı : 0-60 derece arası
- Uyumlu : Hi-Speed USB 2.0 spesifikasyonları ile uyumlu
- İşletim Sistemleri: Windows Vista, Win2000, WinXP, MacOS 10.x ve üzeri, Linux Kernel 2,4 ve üzeri
- Ekli oyunlar Windows Vista, XP, 2000 ve DirectX 8.0'I destekliyor.
- Garantili : 5 yıl garanti

DataTraveler Mini-Migo Edition Özellik ve Spesifikasyonları

- Kullanışlı : Kolay taşınabilirlik için küçük ebatlara sahip
- Basit : USP Portuna kolayca takılıyor ve çalıştırılıyor
- Fonksiyonel : Windows tabanlı sistemlerle uyumlu Migo yazılımı yüklenmiş şekilde satılıyor.
- Kapasiteler : 1GB, 2GB, 4GB
- Ebat : 17.85mm x 36mm x 10.24mm
- Depolama Isısı: -20 - 85 derece arası
- Uyumlu : Hi-Speed USB 2.0 spesifikasyonları ile uyumlu
- Dil desteği : Migo İşletim dili İngilizce, İspanyolca, Fransızca, İtalyanca, Almanca ve basit, gelenkesel Çince'yi destekliyor.
- Migo İle Desteklenen İnternet Tarayıcılar: Microsoft Internet Explorer (5.0 ve üzeri), Mozilla Firefox (1.5 ve üzeri), Email Programları: Microsoft Outlook Express (5.0 ve üzeri) Mozilla Thunderbird (1.5.0.5 ve üzeri)
- İşletim Sistemleri: Windows Vista (Windows Vista ReadyBoost desteklenmiyor), WinXP (SP1 ve üzeri), Win2000 (SP3 ve üzeri), MacOS 10.x ve üzeri (Migo uyumlu değil)
- Garantili : 5 yıl garanti

31.12.2007 09:31



kaynak 

Panasonic ekstra ince Blu-ray

▼▲▼▲▼Güncel Teknoloji Haberleri▲▼▲▼▲

 
Panasonic, dünyanın en ince Blu-ray sürücüsünün ilk örneklerini satmaya başladı. Gelişmiş optikler sayesinde Japon elektronik firması sürücünün yüksekliğini 12.7 mm.den 9.5 mm.ye düşürdü. Bu ince profil, önceden içine HD disk formatının uymadığı laptoplara bu sürücünün sığmasının sağlayacak. Sürücü her şeyle uyumlu ve BD-R veya BD-RE (yenden yazılabilir) medyalarına 2X ile yazacak, çift katmanlılara (50 GB) ve ileride çıkacak olan düşük maliyetli organik-boya disklerine destek verecek.

Blu-ray sürücü ayrıca DVD'lere de tam destek veriyor. Tek katmanlı DVD'lere 8X ile yazabiliyor. Laptop üreticileri şu an bu sürücüye erişebiliyorlar; seri üretim önümüzdeki sene başlayacak.

kaynak 

Wikipedia, Google'a rakip oluyo

▼▲▼▲▼Güncel Teknoloji Haberleri▲▼▲▼▲

 

İnternetin ansiklopedisi Wikipedia'nın kurucusu olan Wikimedia Vakfı, dünyanın en büyük arama motoru Google'a rakip bir arama motoru kuruyor.

Wikimedia Vakfı yöneticisi Jimmy Wales, 'Wikia Search' adlı yeni arama motorunun 7 Ocak'ta faaliyete geçeceğini açıkladı.

Wales, dev arama motorları Google ve Yahoo'nun arama algoritmalarını gizlemelerini eleştiriyor ve 'Wikia Search'ün arama teknolojisinin açık olacağını belirtiyor.

kaynak