Linux’ta Windows degüstasyonu: Wine
15 yıldır üstünde çalışılan ve Linux işletim sistemi altında
Windows yazılımlarının çalışmasını sağlayan Wine sonunda birinci
sürümüyle aramıza katıldı. Peki bu ne anlama geliyor?
1993
yılında Bob Amstadt ve Eric Youngdale adlı iki Linux tutkunu işletim
sistemi dünyasının en çetrefilli konularından birine el atmaya karar
verir. İkili kendilerini Linux’a yakın görse de yazılımların çoğu
Windows işletim sistemiyle uyumludur.
Bu da hem kendileri hem de Linux dünyasına yeni adım atacaklar için büyük bir engel yaratır.
Doksanlı yıllarda Sun Microsystems tarafından geliştirilen Wabi adlı
benzer bir girişim haklarının ihlal edildiği iddiasıyla dava açan
Microsoft tarafından 1996’da durdurulur.
Amstadt ve Youngdale
yazılımlarını İngilizce ‘şarap’ anlamına gelen Wine (vayn okunur)
olarak adlandırır. Wine, ‘Wine is not an emulator’ (Wine bir emülatör
değildir) teriminin kısaltmasıdır. O zamana kadarki benzer girişimler
Linux işletim sistemi içinde Windows motorunu kullanarak yazılımları
çalıştırmayı denerken Wine bir ara katman yaratarak bu sorunu çözme
yoluna gider.
Bu yazılım o kadar popüler hale gelir ki Linux kullanıcılarının
yüzde 40’a yakını onun sayesinde Windows yazılımlarını Linux altında
çalıştırır hale gelir. Microsoft şu ana kadar resmi olarak Wine ile
ilgili bir açıklama yapmamış olsa da arkadan dolanarak engelleme
yöntemlerinden de hiç sakınmadı. Windows sistem güncellemelerinde bu
yazılıma ait kayıtları arayan; bulduğu zaman güncellemeye izin vermeyen
önlem bunlardan sadece biri.
Bütün bunlar bir yana 20 Haziran’da
ilk sürümüyle ücretsiz olarak dağıtılmaya başlayacak Wine, aralarında
oyunlar, Microsoft Office ve Adobe Photoshop’un da bulunduğu bin
300’den fazla (getir.net/tmf ) Windows yazılımını Linux altında
çalıştırabilme ayrıcalığını sunuyor.
